Akdeniz’in Önemli Yırtıcılarının Tehdit ve Koruma Stratejileri Masaya Yatırıldı
Mersin’in Silifke ilçesinde, bilim insanları, kamu kurumları ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren ‘Silifke’nin Köpekbalıkları: Ekosistem, İzleme ve Koruma Çalıştayı’nda, Akdeniz’in önemli yırtıcı türlerinden köpekbalıklarının ekosistemdeki rolü, karşı karşıya oldukları tehditler ve koruma stratejileri ele alındı. Mersin Üniversitesi Deniz Bilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEBİM) koordinasyonunda düzenlenen ‘Silifke’nin Köpekbalıkları: Ekosistem, İzleme ve Koruma Çalıştayı’ Taşucu Amphora Müzesi’nde gerçekleştirildi.
‘Silifke’nin Köpekbalıkları: Ekosistem, İzleme ve Koruma Çalıştayı’, özellikle 223O468 numaralı proje kapsamında yürütülen kum köpekbalığı (Carcharhinus plumbeus) araştırmalarının çıktılarının paylaşılması açısından büyük önem taşıdı. Mersin Körfezi (Silifke-Taşucu hattı) kıyılarında hedef dışı avlanan bireylerin izlenmesi, dağılım ve üreme alanlarının belirlenmesine yönelik bilimsel veriler katılımcılarla paylaşıldı.
Bilimsel oturumlar yoğun ilgi gördü
Programın açılışında, Akdeniz’in kadim türlerinden kıkırdaklı balıkların evrimsel ve ekolojik önemi vurgulanırken, devam eden oturumlarda bölgedeki köpekbalığı türleri detaylı olarak ele alındı.
Prof. Dr. Deniz Ayas tarafından sunulan “Silifke’nin Köpek Balıkları” başlıklı konuşmada, özellikle juvenil ve hamile bireylerin hedef dışı avcılığa maruz kaldığı ve bu durumun popülasyon sürdürülebilirliği açısından ciddi risk oluşturduğu ifade edildi.
Diğer sunumlarda ise, kıkırdaklı balıkların yaşam stratejileri ve tehditleri, Kuzeydoğu Akdeniz’de yavru bakım alanlarının belirlenmesi, Türkiye denizlerindeki türlerin IUCN koruma statüleri, İskenderun Körfezi’nde vatoz türlerinin durumu ve avcılık baskısı, Göksu Deltası’nda köpekbalıkları ve vatozlara yönelik baskılar gibi başlıklar bilimsel veriler ışığında tartışıldı.
Ekosistem için kritik rol
Uzmanlar, köpekbalıklarının deniz ekosistemlerinde üst düzey yırtıcı (apeks predatör) olarak besin ağını düzenlediğini ve sağlıklı bir deniz ekosistemi için vazgeçilmez olduğunu vurguladılar. Bu türlerin azalmasının trofik dengenin bozulmasına ve uzun vadede biyolojik çeşitliliğin kaybına yol açabileceği ifade edildi.
Koruma için ortak çağrı
Çalıştay sonunda, bölgedeki köpekbalığı popülasyonlarının korunması için: hedef dışı avcılığın azaltılması, kritik üreme ve yavru bakım alanlarının korunması, balıkçılarla iş birliği içinde sürdürülebilir yönetim planlarının geliştirilmesi, uzun dönemli izleme programlarının güçlendirilmesi başlıklar öne çıktı.
Yetkililer, Silifke-Taşucu kıyılarının köpekbalıkları için potansiyel bir üreme ve büyüme alanı olduğuna dikkat çekerek, bu alanların korunmasının yalnızca bölgesel değil, Akdeniz ölçeğinde de büyük önem taşıdığını belirtti.
Bilim ve toplum buluştu
Yoğun katılımla gerçekleşen çalıştay, bilimsel bilginin sahaya ve topluma aktarılması açısından önemli bir platform oluştururken, kamu, akademi ve sivil toplumun ortak hareket etmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.
Çalıştay soru-cevap oturumu ve kapanış konuşmalarıyla sona erdi.